Ah benim güzel arabam ah

Çocukluk hayalim işte, hep bir uzaktan kumandalı arabam olsun istemiştim. Sağ olsun dayım bu tür “oyuncak” hastasıydı, sanırım ondan bana geçti bu özellik.

Bir kaç sene önce kendi kendime “ulan ne zaman alacaksın” deyip kendimi  gaza getirdim. İstemeye istemeye paracıklarıma kıyarak gidip aldım sevgili Thunder Ts4‘ümü ve nedense, aslında ilk günlerde soğumuştum kendisinden.
Oldukça meşakkatli bir iştir model araba, uçak, tekne vs… bakımı. Üstelik Thunder Ts4 bir yarış arbası, yani pistlere uygun bir araba.
İnce ayarlar, bakım, onarım ve bazen inat edip çalışmaması beni çileden çıkartıyordu. Bu meret pilli modellerinden olsa hiç sorun olmaz, takarsın şarja olur biter hehe, ama bu öyle değil kumandasına ayrı pil, arabasına ayrı pil yetmez gibi bir de nitro yakıtı ve şarjlı bujisi var. “Ah ulan ah böyle olduğunu bilseydim almazdım” dediğim çok olmuştur yukarda Allah var.
Bir saat kullandık diye günün geri kalanında tek tek tüm parçaları söküp itina ile temizleyip tekrar yerine monte edip yerine yerleştirmek yok mu ahhh, “bir daha kullanırsam iki olsun” dedirtiyor insana.

Ulan tekerleri yıprandı değiştireyim dedim, dört minyatür tekerin fiyatı arabanın toplam fiyatına bakıldığında daha pahalı bu nedir arkadaş.
Yok yok, hevesli olan almayı düşünen varsa benden söylemesi elektrikli olan candır.
Ulan yoksa bu Ts4 modelimi böyle arıza çıkartıyor bi anlamadım gitti. Şimdilerde ilgimi çeken büyük arazi tipindekiler, çok heybetli duruyorlar doğrusu.
Gel gelelim hız bakımından sevgili Ts4‘ümün hakkını yiyemem, genelde zaten tek pistonlu oluyorlar ama gerçekten güçlü bir motora sahipler.
Bir üst modele terfi edip böyle helikopter ya da quadcopter mi alsam diye de içimden geçirmiyor değilim hani.

Total
0
Shares

Bir Cevap Yazın