Ben ve hayalperestlik

Sene 1996, güzel memleketimden ayrılıp ailecek İtalya‘ya transfer olmuştuk. Benim için hayatımın dönüm noktası olmuştur.
Hayal meyal hatırlıyorum, sanırım 1 hafta boyunca evden çıkmamıştım. Evimizin yanında yarım daire şeklinde evler ve ortasında büyük ve güzel bir avlu vardı, ortalama 1 hafta sonra avluyu ve etrafı keşfe çıkmıştım.

Düşünsenize sadece 7 yaşındasınız ve birden hayatınız değişmiş, bulunduğunuz yerde sizin yaşıtınız ve sizi anlayan kimse yok. Bu sayede benden 2 yaş büyük abimle arkadaş gibi büyüdük.
Bu olayı daha fazla dramatize etmeden, çocukluğun, masumiyetin ve kendini koruma sisteminin bir göstergesi olarak bu olayın üstüne, engin hayal dünyamda kendimi kandırdığım hikayemi anlatıvereceğim dostlar.

Transferden bir kaç hafta sonra boş boş avluda ve avlunun dışındaki yeni dünyamızda takıldıktan sonra, babam bizlere yakında okulun başlayacağını hatırlatıp sıkı bir İtalyanca eğitimine başladı. Günler, aylar, sayılar derken her akşam iş dönüşü bir takım gerekli ön bilgileri hafızamıza yüklüyordu.
Derken okul başladı ve içinden çıkılmaz bir hal almaya başladığını yine hayal meyal hatırlıyorum, oldukça zor bir dönemdi çünkü yeteri kadar İtalyanca öğrenememiştik. Buna ek olarak dışarıda yine iletişim sorunları yaşamam ve sıkı bir hayalperest olmamla birlikte kendi kendime tüm bu yaşadıklarımın, önce hayal olduğunu düşünündüm. Baktım her sabah aynı yerde uyanıyorum hayal olmadığına karar verdim ve bunun üzerine etrafımdaki herkesin rol kestiğini düşünmeye başladım.

Bu birinin oyunuydu aynı Jimm Carrey‘in oynadığı “The Truman Show” filmi gibi, herkes sıkı sıkı tembihlenmişti, aslında biz İtalya da değildik hatta İtalya ve İtalyanca diye bir şeyde yoktu hepsi uydurmaydı ama ince çalışılmıştı sırf beni kandırmak için bir dil oluşturulmuştu.
Filmde olduğu gibi herkesin bir açığını arıyordum ama nafile kimse açık vermiyordu, artık nasıl bir psikolojiyse insan gibi hayal kurmuyormuşum. 🙂
Bu filmi izlediğimde “ulan adamlar benim çocukluk hayalperestliğimi yürütmüşler” demekten kendimi alamadım, en az 5 defa izlemişimdir.

Vay arkadaş ne günlerdi bee, etrafımda olan biteni ne derece kabul etmek istemediysem bunun bir oyun olduğunu ve yakında sona ereceğine inandırmışım kendimi.

Total
0
Shares

Bir Cevap Yazın