Otobüs seyahati ve çile

Evett sevgili zıp zıp severler yine bir şikayet içerikli yazımızda bulunuyoruz. Önceden belirtmeliyim ki her türlü yoruma açığım “yahu birader amma da takıksın” ya da “hep şikayet hep şikayet” diye yorum atmaktan çekinmeyin lütfen.

Son zamanlarda evrendeki toplam talihsizlik miktarında bir artış var, kişi başına düşen milli talihsizlik miktarında her ne kadar düşüş olsa da bizim gibi web dünyasıyla haşır neşir olanlar bu düşüşten pekte faydalanamamakta sanırım.

Şuradaki konuda memlekete tatile gittiğimi ve otogardaki enteresan olayı anlatmıştım. Şimdi ise güzel ümitlerle yola çıktığım kısa tatilimin seyahat kısmından özetler ve son günü ile dönüş kısmını anlatacağım sevgili zıp zıp severler.

Memlekete giderken bindiğimiz otobüste (Metro) ilk şanssızlığımız oturmakta olduğumuz sol taraftaki koltuklardaki televizyonların çalışmamasıydı nedense sadece sağ taraftakiler çalışıyordu. Buna fazla takılmadık nede olsa televizyon bulunmaz Hint kumaşı değil. İkinci olarak şanssızlık diyemeyeceğim vaka ise hizmet standardının oldukça düşük olması idi. Tam 5:30 saat süren yolculuğumuz boyunca ısrarla isteyerek bi su alabildik normalde yapılan hiç bir servis yapılmadı. Taş çatlasa en fazla 5:30 saat süren yolculuk tam 6:30 saat sürdü nedeni ise şehirler arası olan otobüsün dolmuş gibi zırt pırt durup yolcu alması. Bunu da anlamış değilim lan madem yoldan yolcu alınıyor neden otogar var?

Gelelim tatilin son gününe, sabah erken saatte kalkmışız hazırlanıp güzelce kahvaltımız yapmışız, çarşıya inip Sivas’a biletimizi de almışız buraya kadar her şey güzel ve gayet normal.

Derken terminale gittik, aramızda “Nereleri gezelim? Neler yiyelim?” muhabbeti yaparken bir otobüs yanaştı, bilete baktım bizim biletteki firma (Öz Sivas) değil “rahat bu bizden değil” diyerek sohbete devam ettik. Otobüs saatini yaklaşık bi 10 dakika geçince ne olur ne olmaz bi soralım dedik neden geç kaldığını ve cevap klasik birazdan gelir oldu fakat hemen ardımızdan koşarak gelen eleman biletimizi sordu  gösterdik “Allah Allah” diye mırıldandığını duyunca kıllandım tabi “hayırdır birader” diye sorduğumda sizin araba biraz önce gitti diye cevap aldım ve vücut ısım birden tavan yaptı. Adamlar “Öz Sivas Turizm” biletiyle “Hedef Turizm” arabasına bilet kesmişler ve bunu açıklama gereği bile duymamışlar vay arkadaş vay. Sinir tavan yapmış bende bağırıp çağırıyorum “bu ne biçim iştir yahu hay o bileti kesenin yaptığı işe….” zor sakinleştim. O sinirle iptal ettirdim biletleri yürüyerek bileti aldığım yere gittim yaptıklarını anlattım, duyduğum iki şey vardı “kusura bakmayın burada böyledir siz yabancısınız anlaşılan” ve “bunda da vardır bir hayır” ulan hıyar ben gezmeye değil de acil bir iş için gitmek isteseydim gösterirdim sana hayır mı şer mi. Nerde dengesiz var hep beni buluyor zaten, bak yine sinirlendim.

Neyse ertesi gün dönüş zamanı sabah erkenden kalktık aynı şekilde biletimizi Sivas’a aldık bu defa biz sorduk dün gibi olmasın bu hangi otobüs diye yine farklı bilet farklı firma çünkü. Derken otogardan otobüse (Süha Turizm) atladık ön koltuktaydık ve yaklaşık bir saatlik yolculuk boyunca şoför tehlikeli bir şekilde kullandı koca otobüsü, ani hareketlerden hiç çekinmedi ve elinden cep telefonu da hiç düşmedi sanırım kulaklık teknolojilerinden haberi yok.

Allah’a emanet Sivas’a sonunda vardık (şükürler olsun ya rabbim), şehir merkezi gerçekten çok güzel görülmeye değer medreseler ve çifte minare tarihi bire bir yansıtıyor. Mutlaka gidilip görülmesi gereken yerler listesine Sivas’ı da eklemenizi öneririm.

Derken tekrar yola koyulduk Sivas’tan Amasya ya gitmek için yine otogara gittik Öz Sivas Turizm den bilet aldık oda Süha Turizm bileti verdi Allahtan söyledi yani, yoksa cinnet geçirirdim bu defa. Otobüse bindik yine televizyonlarda sorun vardı ve minibüs gibi durup yolcu almadığı yer kalmadı. Neyse ki yolculuğumuzun bitmesine az kalmıştı ve Amasya’daydık, oradan da Merzifon’a gelmemiz lazımdı bu defa şans iki defa üst üste yüzümüze güldü ve otogarda indiğimiz otobüsün hemen yanındaki Otobüs Çoruma yolculuk yapıyordu ve yolcularını çağırıyordu hemen yer olup olmadığını sorduk olumlu yanıt aldık ve hemen atladık.

Muavin ücretleri almaya geldiğinde bizim önümüzde yaşlı bir çift vardı, muavin 10 lira yol ücreti istedi ve yaşlı amca ücreti biraz çok bulduğu için küçük bir tartışmaya girdi muavinle, bende arkada diyaloglara gülüyordum. Muavin bizim yanımıza geldiğinde Cem Yılmaz taklidi yaparak “bizede mi 10 lira” dedim ve muavin gülerek bizden yarım ücret aldı 🙂 bunu amcaya söyleseydim neler olurdu neler hehehehe.

Bu gezide en komik ve eğlenceli anımda bu oldu bu otobüste Mis Amasya Turizm firmasına aitti.

Total
0
Shares

Bir Cevap Yazın